Ufuk GÜÇLÜ

“ufukta bir güneş”

MUZAFFERBAKAN

Bu iftiralar, ithamlar, zulümler, baskılar, hapisler, sürgünler hemen hemen her haklı ve Hakk Hareket liderinin başına gelmiştir, gelecektir.

 

Milli Görüş Lideri, ülkemize 3 kez Başbakan Yardımcısı ve 1 kez de 54. TC Hükümeti Başbakanı olarak hizmet etmiş Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN’ın 2 yıl 4 aylık “ev hapsi” cezası başladı. Yarım asırdan daha fazla ülkesine bilim adamı, sanayici, siyasetçi ve devlet adamı olarak en üst seviyede hizmet etmiş birisi olarak Sayın ERBAKAN’ın başına gelenler hakikaten trajik ve kabul edilemez. 12 Eylül Askeri Darbesi’nden sonra da idamla yargılandığı davadan dolayı nahak yere 11 ay hapis yatan ve neticede beraat eden bir liderden bahsediyoruz. Yarım asrı aşkın hizmet hayatında tek bir konuda dahi yolsuzluk, rüşvet ve irtikâpla yakından uzaktan ilgisi olmamış bir insandan bahsediyoruz.

Sayın ERBAKAN’ın böylesine adi ve iğrenç ithamla cezalandırılmasının kabul edilemeyeceğini bizzat siyasi rakipleri dahi itiraf etmekteler. Bakın 60 yıllık arkadaşı ve siyaseten muhalifi Eski Başbakan ve Cumhurbaşkanlarından DEMİREL ne diyor bu suçlama ve ceza için: “Eski okul arkadaşım olan Erbakan, Türk siyasetinde isim olan bir şahıstır. Yalnız o yaşta birinin hapse götürülmesini de kamu vicdanı kabul etmez.”

Yine CHP lideri BAYKAL da: “Önemli sorumluluklar üstlenmiş bir siyaset adamının, böyle bir noktada, bir mahkumiyete maruz kalması, insani ve beşeri açıdan, hepimizi çok tedirgin, rahatsız ediyor. Üzüntüyle karşılıyoruz. Yıllarca beraber çalıştıkları, rahle-i tedrisinden geçtikleri, üzerlerinde çok emeği, çok katkısı olan bir büyüklerinin, böyle bir kadere maruz kalmasına, iktidarda tanık olmak, herhalde onların hem iç dünyaları, hem siyaset anlayışları, hem insanlık değerleri açısından çok önemli dalgalanmalara yol açıyordur, açmış olmalıdır.”

Siyasi rakiplerinin dahi duyduğu üzüntüyü ve kaygıyı, vicdani rahatsızlıklarını paylaşamayan Hoca’nın eski talebeleri ve adeta sırtına alarak bu noktalara taşıdığı devlet adamları, milletvekilleri, belediye başkanları, medya mensupları ve iş adamlarından tek bir cılız sesin dahi çıkmaması ne kadar da manidar. Oysa bu saydıklarımın, Sayın ERBAKAN’ın samimiyet, dürüstlük, temizlik ve masumiyetini DEMİREL ve BAYKAL’dan daha iyi bilmeleri gerekmez miydi? Elbette gerekirdi. Elbette biliyorlar ama bu haksızlık karşısında hepsi susmaya, tepki vermemeye devam ediyorlar. Vardır bir bildikleri ve hesapları.

Sayın ERBAKAN böylesine çirkin ve haksız bir ithamdan ötürü ceza almamalıydı. Hele hele de BAYKAL’ın işaret ettiği gibi kendi yetiştirdiği, evlatlarım dediği siyasilerin iktidarında bu olmamalıydı. Ben şahsen Demokrat Parti’nin iktidar olduğu bir dönemde DEMİREL’in hak etse bile hapse gireceğine inanamıyorum. Bu operasyonu ırkçı-emperyalist çevreler bugünün iktidarına yaptırdılar.

Aynı durumda BAYKAL da olsa, DEMİREL de olsa kabul edemezdim. Fethullah Hoca için verilen cezaları da içime sindiremiyorum. Bu mülahazam sadece ERBAKAN Hoca için geçerli değil. Zira haksızlığa uğrayan, siyasi kaygılarla verilen cezalarla mağdur olan herkesin yanında olmak bir insan olarak, haksızlıklar karşısında susmamakla yükümlü bir Müslüman olarak bizim bağımsız medyacılar olarak en büyük vazifemiz.

Allah lafzını ilk kez Türkiye’de devlet idaresinde bulunan üst düzey bir siyasetçi olarak telaffuz eden; taraflı-tarafsız; taraftar-karşıt, dost-düşman; yerli-yabancı herkesin tespitiyle Türkiye’nin İslam’a evirilmesinde en büyük pay sahibi olan Sayın ERBAKAN’ın idamlarla yargılanması, partilerinin kapatılması, siyasetten men edilmesi ve pir olduğu demde, siyasi atmosferde verilen haksız bir hapis cezasına çarptırılması siyaset tarihimize kara bir leke olarak geçmiştir.

Tüm bu gelişmeler ERBAKAN’ın ve hareketinin haksızlığını, suçluluğunu ve mağlubiyetini değil bilakis haklılığını, masumiyetini ve muzafferiyetini ortaya koymaktadır. Bu iftiralar, ithamlar, zulümler, baskılar, hapisler, sürgünler hemen hemen her haklı ve Hakk Hareket liderinin başına gelmiştir, gelecektir. Zirve ve kusursuz insanlar olan peygamberlerin dahi başına ya bu saydıklarımdan birisi veya tamamı birden gelmiştir. Hatta peygamberler dahil bazı liderler bunların da ötesinde işkencelere maruz kaldıkları gibi Hak bildikleri yolda şehadet şerbetini içmişlerdir. Yahya ve Zekeriya peygamberler bunun en somut örnekleridirler. Güney Afrika’nın efsane lideri Nelson MANDELA 18 yıl kesintisiz hapis yatmış, gün yüzü görmemiştir. Bosna Devlet Başkanı rahmetli Alija İZZETBEGOVIC de uzun yıllar işkencelerle dolu hapis hayatının ardından Bosna Devleti’ni kurmuştur. ERBAKAN Hoca’nın ev hapsi cezasının başladığı aynı gün 25 yıl önce, 25 Mayıs 1983’te vefat eden rahmetli Üstad Necip Fazıl KISAKÜREK’in hapis hayatı tahsil hayatından daha fazladır. Bu tür haksız muamele ve cezalara çarptırılan hareket adamları eninde sonunda zafere ulaşmaktadır. Hayatlarında olmasa da yıllar sonra haklılıkları anlaşılmaktadır.

Bu bakımdan ben ülkeme ve milletime en büyük hizmetleri geçen, her türlü haksızlık ve baskıya rağmen yılmadan yoluna devam eden, dört siyasi partisi kapatılmasına, siyasetten men edilmesine ve iftiralara uğramasına rağmen demokratik  mücadelesini sürdüren gerçek demokrasi şampiyonu bir devlet ve millet adamı olarak tanıdığım Sayın ERBAKAN’ı MUZAFFERBAKAN olarak anlıyor ve anıyorum. Bana tüm dünya demokrasi tarihinde 4 partisi kapatılan bir başka siyaset adamı gösterebilir misiniz? Allah yardımcısı olsun ve uzun ömürler versin. Şimdiye kadar böyle bir girişim olmadı ama şayet Cumhurbaşkanı GÜL, yasaların kendisine verdiği yetkiyi kullanarak Sayın ERBAKAN’ı yaş haddinden ve sağlık nedenlerinden dolayı affetmeyi isterse dahi, bunun kabul edilmemesini diliyorum.

 

 

Henüz yorum yok »

Yorumunuz

HTML-Tags:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <pre> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>